Eğitim

İlkokul ve öncesi için çocuk edebiyatı

I. Beynin yapısı, işleyişi ve öğrenme

1.Çocukta beyin gelişimi, öğrenme ve dil edinimi.

Öğrenmenin, düşünmenin, hafızanın, duyguların, algıların, kişiliğin merkezi beyindir. Beyin bütün vücudu aralıksız kontrol eder, hayatın devamını sağlamaya çalışır.

İnsan ruhu, canlı insan beyninin bir fonksiyonudur. İnsanla birlikte ruh da ölür.

Edebiyat, sanat doğrudan beyin merkezlidir.

İnsan doğuştan getirdiği milyarlarca beyin hücresi ile yaşamının gereklerini yerine getirir. Her gün yüz bin kadar beyin hücresi ölür, 10-15 bin kadar beyin hücresi yenilenir.

0-6 yaş dönemi çocukta en hızlı beyinsel gelişmelerin olduğu bir dönemdir.

Çocuk, 6 yaşına geldiğinde, kişiliğinin %60-70’ini kazanmış ya da şekillendirmiştir.

Bu nedenle okul öncesi hayat, insan hayatının en önemli dönemidir.

2. Konuşma ve görme mekanizmalarının gelişim sürecinde edebiyatın önemi.

Çocukta önce konuşma mekanizması gelişmeye başlar.

Çocuk, 6 aylıkken dilin dilini, anadilinin temel fonemlerini öğrenmeye başlar.

Konuşma mekanizması 0-3 yaş arasında tamamlanır. 0-3 yaş döneminde dilin fonemlerini kazanmayan bir çocukta dil gelişimi sağlıklı olamaz.

Çocuk dili öğrenmez, dili edinir.

Bu nedenle çocukla doğru, tam ve anlaşılır konuşulmalıdır.

Aynı zamanda çocuk konuşturulmalıdır.

Konuşma mekanizması ile birlikte görme mekanizması da gelişir.

3. Öğrenmede merak, istek ve ilginin önemi

Öğrenme, beyindeki sinaptik bağlantılarla olur. Bir beyin hücresinin ortalam 10 bin beyin hücresi ile bağlantısı vardır.

Unutma sinaptik bağlantıların çözülmesi ya da yok olması demektir.

İstek, merak, ilgi, sevgi sinaptik bağlantıların sağlam ve kalıcı olmasında önemli rol oynar. Merakla öğrenilen bilgi geç unutulur.

Bu nedenle çocuk edebiyatı öğrenmede çok önemli yer tutar.

Çocuk edebiyatı çocukta merak, ilgi uyandırmalıdır.

II. Okul öncesi çocuk edebiyatı

  1. Edebiyat ve çocuk edebiyatı:

Sözlük anlamıyla edebiyat, duygu, düşünce ve hayallerin söz ve yazı ile güzel ve etkili bir şekilde anlatılması sanatıdır.

Çocuk edebiyatı da, genel anlamıyla, duygu, düşünce ve hayallerin çocukların dünyasına uygun söz ve yazı ile güzel ve etkili şekilde anlatılması sanatıdır.

Çocuk edebiyatı çocuksu, çocukça edebiyat demek değildir.

Çocuk edebiyatı, estetiğin ölçütlerine uyar, edebiyatın temel özelliklerini içerir.

Çocuk edebiyatı, çocuktaki beyin gelişimiyle ve beyin işleyişiyle uyumlu olmalıdır.

Çocuk dünyayı bütünlüklü görür. Önce ağacı, sonra sonra dalları ve yaprakları görür ve anlar. Çocuklar dünyayı renkli, canlı algılar. Çocuk 6 yaşına kadar hayal ile gerçeği ayıramaz.

Dil gelişimi doğrudan doğruya içinde yaşadığı kültürel çevre ile bağlantılıdır.

III. Çocukların gelişim süreci ve bu sürece uygun kitaplar

Çocuk Edebiyatının temel sorumluluğu çocuklara resim ve dilin anlatım olanaklarıyla ve sanatçı duyarlığı ile kurgulanmış yeni yaşantılar sunmaktır. Çocuklar adına üretilen nitelikli yayınlar çocuk-edebiyat-sanat etkileşiminin kapısını aralayan etkili bir uyaran olmalıdır. (Sever, 2003). Çocuk kitapları yazan yazarlar, yazma sorumluluğunu üstlenen kişiler kendi inandıkları, bildikleri doğruların tek doğru olarak çocuğa belletmeyi amaçlaması doğru değildir. Sanatçının ve sanatın amacı beyin yıkamak değil, özgür düşünen, kişilikli, sağlıklı beyinsel gelişime yardımcı olmaktır. “Benim bildiğim tek doğrudur,” anlayışıyla meydana getirilen bir yapıtın da sanat ürünü olamayacağının bilinmesi gerekir. Bir konuda kesin bilgiler aktarmak ders kitaplarının işidir. Çocukların duygu ve düşüncelerini geliştirmek için çocuk kitaplarının çocuğa uygun dil ve resimlerle yapılmış olması gerekir.

IV. Okul öncesi ve ilkokul dönemi kitaplarının edebiyat sayılması için bazı ölçütler.

–          Dil

Çocuk kitaplarında yalın, arı bir dil kullanılmalıdır. Cümleler olabildiğince kurallı cümle olmalıdır. Devrik ve sonu getirilmemiş tümceler bu yaşlara göre değildir. Öykülerde kısa tümceler ve çocuğun anlayabileceği sözcükler kullanılmalıdır. Çocuk kitaplarının dili çocuğun yaşına uygun olmalıdır.Öykü kulağa hoş gelen bir üslupla yazılmalıdır; dilin iç melodisine, ses uyumuna dikkat edilmelidir, çünkü okul öncesi eğitimde öyküler yüksek sesle çocuğa okunacaktır.

–          Konu

Çocuk edebiyatında konu çocuğun yaşına, beyinsel gelişimin özelliklerine uygun olmalıdır. Çocuk kitaplarında çocuğa görelik önemlidir. Konular, sevgi, kardeşlik, dostluk, yardımlaşma, çalışkanlık, hoşgörü, farklılıklara saygı, barış kültürü, cesaret, umut gibi olabilir. Ölüm, boşanma, savaş, çevre sorunları ve benzerleri konu olarak okul öncesi kitaplara girmiştir. Burada dikkat edilecek nokta bunları çocuğu üzmeden, bir umut bırakarak işlemektir.

– Karakter

Çocuk kitaplarında kişiler, kahramanlar inandırıcı olmalıdır. Uydurma tipler, çocukta kuşku uyandıran kişilikler kitabın inandırıcılığına zarar verir. Ayrıca çocuk kahramanla özdeşleşebilmelidir. Ancak kahramanların nitelikli olması beklenir. Hele, canlı bir karakter yaratılabilmişse öykünün yolu açılmış demektir.

– Tema

Öykülerin ana fikri çocuğa göre olmalıdır. Örneğin tembellik, söz dinleme, yaramazlık gibi temalar çocuğa göredir; çünkü bunlar çocuğun yaşadıklarını içerir. Bu nedenle de onun kolayca algılayabileceği bir nitelik taşırlar.

– Kurgu

Kurgu öykünün akışını belirler. Kurguda sebep sonuç ilişkisi vardır. Olayların neden öyle geliştiğini açıklar. Çocuk öykülerinde tırmanma yavaş yavaş olmalı, düğüm noktasından sonra da hemen çözüme ulaşmalıdır. Öykülerde süreç, olaylar arasındaki bağlar ilgi uyandıracak biçimde olmalıdır.

– Üslup

Yazarın üslubu çok önemlidir. Her yazarın bir üslubu vardır. Kimi yazar öyküyü kahramanın ağzından, “ben anlatıcı” olarak, kimi de üçüncü kişi gibi “o anlatıcı” olarak anlatır.

Bazı yazarların şiirsel bir dili vardır. Çocuk edebiyatında kafiye, ses uyumu, melodi önemlidir. Kafiye, ses uyumu, dilin iç melodisi çocuğun dinlediği ya da okuduğu öykünün aklında kalmasına yardımcı olur. Çocuk kitaplarında dil su gibi akmalı, kelimeler dile takılmamalıdır.

  1. V.Çocuk edebiyatında resim ve çizimlerin yeri ve önemi.
  2. 4.Çocuklar, 3-6 yaş arası dönemde kitap okuma faaliyetinden neler öğrenirler?
    – Kitapların bir öyküyü anlattığını,
    – Kitapların önü arkası olduğunu ve öykülerin başı sonu olduğunu,
    – Sayfadaki işaretlerin yazı olduğunu,
    – Okumanın soldan sağa doğru olduğunu,
    – Resimlerin de öyküyü anlattığını,
    – Öykülerin uydurulmuş olduğunu ama bazılarının gerçek şeyleri anlattığını,
    – Öykülerin bazılarının acıklı, bazılarının komik, bazılarının heyecanlı   olduğunu, öğrenirler.
  3. İlkokul çağında çocuk kitapları:

Çocuk kitaplarında resim ve çizimler çok önemlidir. Resim öyküyü tamamlayıcı nitelikte olmalıdır. Ayrıca öyküye sadık kalmalıdır. Çocuğun kavrayacağı nitelikte olmalı, görsel estetik taşımalıdır. Uyduruk, baştan savma, estetikten yoksun resim, çizgi ve fotoğraflar çocuğun kitaptan soğumasına yol açar. Çocuk, hiçbir zaman kendinin çocuk yerine konduğunu hissetmemelidir.

 

1. Çocuğun gelişim evreleri?

Eğer Çocuk Edebiyatı çocuklara uygun duygu ve düşüncelerin sözlü ya da yazılı bir şekilde güzel ifade edilmesi olarak tanımlanıyorsa çocuk kavramını açmak gerekiyor. Çocuk kavramı artık 0-18 yaş olarak belirtiliyor. Yani, bebeler ve gençler de çocuk kapsamı içindedir.
Çünkü çocuk gelişen ve olgunlaşan bir varlık. Bu gelişme doğumdan başlayıp yetişkin olana dek olgunlaşma sürüyor. Elbette bebeler ve gençler çok farklı. İşte çocuk edebiyatını zor kılan da budur.

Her gelişim devresinde çocuk farklı duygu ve düşünce sergiler.

0-6 yaş = okul öncesi dönemi
1-3 yaş = bebeler
3-6 yaş = okul öncesi çocuklar
7-9 yaş = ilkokul masal dönemi
10-13 yaş = serüven dönemi
14-17 yaş = gençlik dönemi

Okul öncesi dönem:

  1. 0-1 yaş
  2. 1-2 yaş
  3. 3-6 yaş

Okul dönemi:

  1. İlkokul 1. sınıf
  2. İlkokul 2. sınıf
  3. İlkokul 3. sınıf
  4. İlkokul 4. sınıf

2. Çocuğu kitapla ne zaman tanıştırmalı?

Uzmanlar çocuk anne karnındayken bile ona kitap okunabileceğini söylüyorlar. Okunanı anlamaz elbette, ama okuma ritminin getirdiği ahengi algılayabilir, diyorlar. (Machado, 1990)
Çocuk doğar doğmaz sesleri bir yetişkin kadar duyar. (Crystal, 1986)
Örneğin görme böyle değil. Dinleme ise duymaktan farklıdır. Dinleme alıştırmayla gelişir. Çocuğun anadilini öğrenmesi için dinleyebilmesi gerekir. Dinlemeyi öğrenmesini sağlamak maksadıyla ona, daha konuşmaya başlamadan da önce öykü anlatılabilir. Ama bu, yaşına uygun olmalıdır.

0-1 yaş: Bu dönemdeki bebek gereksinmeleri giderilmişse mutludur ama ilgi bekler. Konuşamaz, ama dinler. Ona, o anda uydurduğunuz kısacık bir öyküyü bile anlatabilirsiniz. Dediğinizi anlamaz, ama öyküde tekrarlar varsa, sesiniz de yumuşaksa sizi severek dinler. Önemli olan dinleme alışkanlığı kazanmasıdır.
1-2 yaş: Egosunun gelişmeye başladığı devredir bu. 1 yaşında konuşamaz, ama kelime dağarcığı oluşmaktadır. 2 yaşa doğru tümce kurmaya, bir sayfadaki resimlerin neler olduğunu tanımaya başlar. Ancak bu yaşta daha kitabın ne olduğunu bilmez ve örneğin, yırtmak ister.
Yırtılmayan bez kitaplar, plastik kitaplar, tahta ya da karton kitaplar bu yaşa göredir. Her sayfasında tek bir resim olan kitaplar daha uygundur.
Çocuk konuşmayı öğrendikten sonra başı sonu olan bir öykü okunabilir.
Bu yaştaki çocuk için en iyisi bir deftere resim yapıştırarak yapılan kitaplardır. Resimde neyi tanıyabiliyor ve seviyorsa onların resimlerinden oluşan bir defter-kitap yerinde olur. Yırtılsa da kimse üzülmez. Bu yaştaki çocuğa kitap okurken onu ya kucağınıza almalı ya da yanınıza oturtup ona sarılarak okunmalı, anlatmalısınız.
3-6 yaş arası çocuklar: Çocuk bu çağda bağımsız olmak, bazı şeyleri kendi başına yapabildiğini göstermek ister. Elini yıkamak, giyinmek, yemeğini yemek gibi. Ancak okul öncesinde okumayı beceremediği için bu iş yetişkinlere kalmıştır. Ama bu iyi yapılmazsa çocuk zamanla kitaplardan soğur. Okumaya çocuğun dikkatini topladığından emin olup öyle başlamalı. Öyküyü okurken tiyatroda oynar gibi, canlı ses tonları kullanmalı. Daha doğrusu, okumaktan çok anlatıyor gibi olmalıdır.
Bu dönem gerçekçi dönem diye tanımlanmıştır. Çünkü çocuk bu yaşta günlük olaylarla ilgilenir. Evin dışında bir dünya olduğunu öğrenir.
Okul, öğretmen, manav, komşu ve çevresinde gördüğü hayvanlar ona ilginç gelir. (Örneğin bir kedinin süt içişi bu yaştaki çocuk için harika bir olaydır!) Ancak gerçekle hayali şeylerin arasındaki farkı bilmez.
Bunları birbirine karıştırır.

3-6 yaş arasındaki çocuk artık dilin kurallarının büyük bir kısmını içselleştirmiştir. Düzgün dil kullanmak öğrendiklerini pekiştirir. Bu yaştaki çocuk, tekerlemeleri, kafiyeli deyişleri çok sever. Ancak dikkati çabuk dağılır. Öyküler kısa ve hareketli olmalı, kısa zaman dilimi içinde geçmelidir. Bu dönem çocuğun fiziksel olarak hızla büyüdüğü ve faal olduğu bir devirdir. Sizi dinlerken hep kıpır kıpırdır. Bu nedenle de öyküler kısa tutulmalıdır. Öyküye o da el çırparak, el sallayarak katılabilirse dikkati dağılmaz ve daha uzun süre dinleyebilir.
Çocuk bu dönemde öyküyü radyodan, ses bandından kolayca takip edemez. Bir tümce kaçsa dikkati dağılır. Bu nedenle de kitapta göreceği resimler önemlidir. Resimler hem anlamaya yardımcı olur, hem de dikkatini tutmaya yarar. Ayrıca çocuk dinlemiş olduğu bir öyküyü resimlere bakarak tekrar okuyabilir?

3. Çocuklara neden kitap okumalı?

Çocuk önce emekler, sonra yürür ya da Önce ses çıkarır, ağlar, sonra konuşur demek nasıl hepimize doğal geliyorsa Çocuk önce dinler, sonra okur sözünü de aynı doğallıkla karşılamalıyız. Çocuğun okumasını istiyorsak, bu alışkanlığı ona edindirme yolunun kitap okumaktan geçtiğini unutmamalıyız.
Çocuğun ileride okumayı sevmesi için ona bol bol kitap okumalı.
(Russel, 2007) Bununsa yaşı yoktur. Ne kadar erken başlanırsa alışkanlık yaratabilme o kadar kolay olur.
İleride okulda başarılı olması için de ona kitap okumalıyız. Okul başarısı okumaktan ve okuduğunu anlamaktan geçer. Çocuğun okuma alışkanlığı varsa ders kitaplarını da okuyacak ve anlayacaktır. Bu da başarısına katkı sağlar. Okuma bir öğrenme aracıdır. Kısacası, çocuğun başarılı olması isteniyorsa okul öncesinde ona bol bol kitap okunmalı.

İlkokul 1. sınıftan itibaren çocuk okuma öğrenmeye başlar. Kitaplar çocuğun yaşına ve müfredat programlarındaki ünitelere de uygun olmalıdır.

Çocuk kitapları 5 dakikalık, 10 dakikalık, 15 dakikalık öyküler olarak da kurgulanabilir.

Öğretmenler okuma saatlerinde bu öyküleri okuyabilir.

Hayvan öyküleri, fabeller bu tür öyküler için idealdir.

Çocuk kitaplarının üstüne, hangi yaş grubuna uygun olduğu yazılırsa daha iyi olur.

Bochum, 15 Şubat 2013                                           Kemal Yalçın

KAYNAKÇA:

Alpöge, Gülçin, Okul Öncesi Çocuk Edebiyatı, (Eğitim-Sen’in İlköğretim Çocuk Edebiyatı Konulu 2010 Kitap Kataloğu’ndan alınmıştır.)
Gökşen, Enver Naci. 1980 Örnekleriyle Çocuk Edebiyatımız. İstanbul: Remzi Kitabevi, s.3.
Sever, Sedat. 2003.Çocuk ve Edebiyat. Ankara: Kök Yayıncılık. S.11
Tür, Gülseren ve Turla, Ayşe. 1999. Okul Öncesinde Çocuk, Edebiyat ve Kitap. İstanbul: Ya-Pa

Benzer Yazılar