KAYAHAN AKSOY KÖLN’DE ANILDI
Anadolu’nun dürüst, çalışkan, vicdanlı, cesur ve devrimci evlatlarından biriydi. 1951 yılında Ordu ili Mesudiye ilçesinde doğdu. Kayahan benim dava arkadaşım ve yoldaşımdı. İkimizin hayatı iç içe geçmişti. En zor günleri beraber yaşamıştık.

Babası Azmi Aksoy Beşikdüzü Köy Enstitüsü 1944 mezunu bir öğretmendi. Yeşilce Beldesi Belediye Başkanlığını yaparken 12 Eylül 1980 darbesinden sonra görevinden alındı. Annesi Müzeyyen Aksoy ev hanımıydı.
Yeşilce Beldesi eski ilkokulu 1992 yılında “Azmi Aksoy Kültür Merkezi” olarak hizmete açıldı.

Kayahan ilk ve ortaokulu Mesudiye’de, liseyi ise parasız yatılı olarak İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde okudu. Başarılı, çalışkan bir öğrenci idi. 1968 yılında Haydarpaşa Lisesi’ni bitirdi.

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’ni kazandı. Öğrencilik yıllarında ilk gençlik örgütlenmesi olan İstanbul Yüksek Öğrenim Derneği (İYÖD) kurucularındandı. Devrimci mücadeleye üniversite yıllarında başladı. 5. Sınıfta tıp eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Siyasi nedenlerle tıp eğitimini tamamlayamadı.


Kayahan 1978 sonrasında Halkın Yolu ve devamında Devrimci Halkın Yolu siyasetinin içinde yer aldı. Hakkında Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından “vur” emri verilmişti.

Kayahan polis ve askerler tarafından yürütülen operasyonlardan kurtuldu, fakat Hanımı Müfide yakalandı, altı aylık hamile olduğu halde basınçlı soğuk su ile işkence gördü.
Müfide Aksoy ilk ve tek evladını Metris zindanında dünyaya getirdi. Annesi ve koğuş arkadaşları tarafından ona zindanda doğan “Güneş” adı verildi.
Güneş, iki üç ay kadar Metris’te annesi ile beraber kaldı. Fakat koğuş bir bebek için sağlıksızdı. Bebek yeterli beslenemiyordu.
Azmi Aksoy ve Müzeyyen Aksoy sağlık nedenleriyle Güneş’i Metris’ten çıkarmak, yanlarına alabilmek için cezaevi komutanlığına başvurdular. Başvuru kabul edildi. Güneş, annesinden önce Metris zindanında çıktı. Güneş büyükbabası ve babaannesinin yanında büyüyordu. Müfide Aksoy’un tahliye olmasından sonra Güneş annesine kavuştu.
Kayahan Aksoy, 1982 yılında Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı. Almanya’ya gitti. Daha sonra Müfide’de Almanya’ya geldi. İltica etti. Tek evlatları Güneş İstanbul’da kalmıştı. Güneş üç buçuk yaşındayken 1986 yılında Almanya’ya gelebildi. Annesine ve babasına kavuştu. Güneş babasını tanımıyordu. Babası da biricik kızını ilk kez kucağına alabildi.
Müfide Aksoy, Almanya’ya ilk geldiği günlerde Bremen’de benim evimde kaldı. Eşime ve bana başından geçenleri uzun uzun anlattı. Kızı Güneş’i çok merak ediyor, bir daha kızını göremeyeceğini düşünüyordu. Metris’te gördüğü işkenceler sırasında böbrekleri büyük hasar görmüştü. Bremen’de hastalandı. Hastaneye zor yetiştirdik. Acil bir müdahale ile hayatta kalabildi. Kayahan Köln’de ev tuttuktan sonra eşi ile birlikte kalmaya başladılar. Güneş 1986 Aralık ayında Almanya’ya getirilebildi. Anne ve babasına kavuştu. O günlerde Güneş için bir şiir yazdım, SÜRGÜN GÜLLERİ ve DOST İNSANIN İLACIDIR adlı şiir kitaplarımda yayımladım. Burada şiirimi bir anı olarak tekrar yayınlıyorum.
ZİNDANDA DOĞAN GÜNEŞ
Güneş Aksoy’a sevgilerimle…
Hoş geldin dünyamıza
Zindanda doğan çocuk,
Kaderini hayat yazmıştı
Sana sormadan.
Annen işkence görürken
Anneni karnındaydın.
Annene güç verdin.
Birlikte dayandınız acılara.
Babanın adını
Söylemediniz işkencecilere.
Metris zindanını aydınlattın çığlığınla.
“Güneş” koydu annen senin adını.
Baban ölümle hayat arasında yaşıyordu.
Seni alamadı yıllarca kucağına.
Hoş geldin,
Zindanda doğan çocuk!
Bir de sürgünü yaşa
Üç buçuk yaşında.
Dilin baba demeyi öğrensin.
Baba sıcaklığını yaşa doya doya.
Fırtınalarla başlayan hayat,
Senin gözlerin gibi
Güzel yarınlara akmakta.
Bremen , Kemal Yalçın

Kayahan Siyasi mülteci olarak 2010 yılında kadar Almanya’da yaşadı. Uzun yıllar Türkiye’ye girişi çıkışı yasaktı. Çok vatan hasreti çekmişti.
Hakkındaki davaların zaman aşımına uğrayarak düşmesinden sonra Kayahan 1998 yılında uzun yıllardan sonra Türkiye gelebildi.
2010 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. Yeşilce beldesindeki 1912 yılında yapılmış üç katlı dede evini yeniledi.

Kızılağaç Yaylası’ndaki dede evini de yeniledi. Sakin ve huzurlu bir hayatı vardı. Marangozluğu, dülgerliği öğrendi. Çevresindeki insanların evlerinin inşaatına yardımcı oluyordu.
Kardeşi Orhan Aksoy 12 Eylül darbesi sonrasında payına düşeni aldı. Devrimci Halkın Yolu davasından altı yıl cezaevinde kaldı. Bu nedenle yüksek öğrenim hayatı yarıda kaldı.
Orhan 1996 yılında Yeşilce İmece Vakfı’nı kurmuştu. Bu vakfın amacı Yeşilce beldesini kalkındırmak ve güzelleştirmekti.

1997 yılında 20 yataklı Yeşilce İmece Vakıf Oteli hizmete açıldı.
Kayahan 2010 yılında Yeşilce’ye yerleştikten sonra Yeşilce İmece Vakfı’nın yönetim kurlunda yer aldı.
Hanımı Müfide, korona salgını sırasında vefat etti. Biricik evladı Güneş Almanya’da kalmış ve evlenmişti. Kayahan arada sırada Almanya’ya geliyor, dostlarıyla, kızıyla görüşüyor ve tek erkek torunu olan Yuma’yı seviyordu, özlem gideriyordu.

Kayahan Aksoy, 25 Kasım 2025 tarihinde Mesudiye ilçesi Yeşilce beldesinde pankreas kanserinden vefat etti ve orada toprağa verildi.
Kayahan Aksoy neşeli, dost canlısı, vicdanlı, vefalı, yardımsever bir insandı. Arkadaşlarına, dostlarına daima yardımcı olur, düşenin elinden tutar, ekmeğini bu insanlarla paylaşırdı.

Köln’deki dava arkadaşları Kayahan için 12 Temmuz 2026 günü Köln’de bir anma toplantısı düzenlediler. Kayahan sayesinde yıllarca birbirini görememiş dostları, arkadaşları bir araya geldiler. Kayahan’ın mücadelesini, hayatını, hatıralarını anlattılar, onun sevdiği türküleri söylediler, şiirler okudular.

Sevgili Kayahan bilmeyenler ne bilsin seni, bilenlere selam olsun. Ruhun şad olsun! Senin mücadelen bizlere örnek olsun.
Bochum, 13 Temmuz 2026, Kemal Yalçın
