EdebiyatYazarlar

Fakir Baykurt’un Çocuklara Vasiyeti

Fakir Baykurt, 15 Mart 1995 tarihinde “Sevgili Torunlarıma, Torunlarımın Torunlarına” bir mektup yazmıştı. Bu mektup onun çocuklara vasiyetidir ve aynen şöyledir:

Fakir Baykurt                                                          Moerser Str. 238

D-47198 Duisburg

Telefon  020 66 – 35 234

Duisburg, 15.03. 1995

 

Sevgili Torunlarım,

Torunlarımın Torunları,

Ben 20. yüzyılda yaşayan bir Türk yazarıyım. Şimdi 66 yaşındayım. Hayatım boyunca hem öğretmenlik yaptım,  hem de kitaplar yazdım. Türkiye’de ve Almanya’da çalıştım. Bunun için iki vatanım var. Fakat ben aslında bir dünya vatandaşıyım. Belki sizler benim adımı artık tanımayacaksınız, fakat ben bu mektubun sizlere ulaşacağına inanıyorum.

Bu fotoğrafı, 1988 yılında, Bremen Neuer Vahr Mahallesi Meydanına Nazım Hikmet Anıtı’nın açılış günü çekmiştim. Anıtın üzerinde Nazım Hikmet’in “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine, Bu hasrett bizim!” dizeleri yazılıydı. Anıtın yapılması ve dikilmesinde Dayanışma çalışma grubu olarak destek verdik. Bekir Şahin, Tuncer Miski, Kemal Yalçın, Huriye Kardeş, Mithat Aktaş, Kemal Önal başta olmak üzere birçok arkadaş görev almışlardı. Anıtı Fakir Baykurt ile Nazım’ın eşi Vara Hikmet açmışlardı. Fakir Baykurt’un kucağındaki çocuk henüz bir yaşını doldurmuş olan Oğlum Şafak Yalçın idi. Fakir Baykurt’un ölüm günü, oğlum Şafak’ın da doğum günüdür. Bugün 32 yaşına girdi. Bochum, 11.10.2019, Kemal Yalçın

Bizim asrımız olan 20. yüzyılda birçok güzel şeyler var. Bilim ve teknik hızla geliştirildi. Hem de tehlikeli olacak kadar geliştirildi. Kısaca söylersem, yüzyılımızda kötü sayfalar iyi sayfalardan çoktur. Irkçılık, dışlama, dinsel fanatizm, milliyetçilik ve bizleri çok yoksul bırakan zenginlerin kâr hırsı.

Hepsinden de kötüsü savaştır. Çok daha acısı politikacıların ve dini önderlerin savaşı kutsal ilan etmeleridir. Benim görüşüme göre, hayatta tek kutsal şey barıştır. Hiçbir şey savaştan daha kötü ve aptalca olamaz. Bu nedenle, siz geleceğin torunlarına savaş üzerine bir şiir bırakıyorum.

Sizlere barış ve mutluluklar dilerim.

Sizin Fakir Baykurt

NEDİR SAVAŞ?

En ucuz tüfekle yoksul eve bir banyo

Bir topla oyun yeri mahalle çocuklarına

Bir tankla on derslikli iki okul

Bir uçakla yedi köye bir hastane

İki denizaltıyla üç ırmak çöle ulaşır

 

Bir roketle koca şehir kurulur

Bir taburun postallarıyla çocuklar

Kızamıktan kurtulur

Beş yıl birikse bir kolordunun parası

Kansere ilaç bulunur

 

Ölenlere dikilen anıtlar da para

Kalanlara nişanlar kolay mı takılır

Bir ordunun bütçesiyle on il bağlık bahçelik olur

Düşün, ne yer, kaça semirir bir general

 

Bırak atom savaşlarını bir an

İki komşu arasında sıradan bir savaşı düşün

Kimileri yıllar yılı bitmiyor

Atılan bombalar, harcanan mermiler

Alınteri vergilerden

 

Yakılıp yıkılmış bir şehir

Kolay mı yapılır yeniden

Evlerin asansörü merdiveni penceresi

Bir düşün serin kanla lütfen

Dirilir mi yirmisinde ölen asker, askerler

 

Bir düşün serin kanla, ya da sor bir uzmana

Yanıtla şu küçük soruyu rica ederim

Aptallık değilde nedir

Nedir savaş?

(1987)