Lozan Mübadillerinin Vicdanı, Yüreği ve Beyni, Lozan Mübadilleri Vakfı’nın (LMV) Kurucu Genel Sekreteri
SEFER GÜVENÇ’i kaybettik.
Sefer Güvenç , Türkiye’deki milyonlarca mübadil evladından biri idi.
Sefer Güvenç’in adı mübadele ile, Lozan Mübadilleri Vakfı ile özdeşleşmişti.
Sefer Güvenç Lozan Mübadilleri Vakfı’nın (LMV) Kurucu Genel Sekreteri idi.
Ataları Selanik- Langaza’da yaşıyordu. 1924 yılında zorunlu mübadele nedeniyle Türkiye’ye gelmişti.
Sefer Güvenç, 23 Nisan 1945 tarihinde doğdu. Bir mübadil evladı olarak Türkiye’deki mübadillerin her türlü hallerini yaşadı. Annesinden, babasından, büyüklerinden duyduğu ilk sözler “Ah bizim Selaniğimiz!” olmuştu.

Sefer Güvenç benim üniversite arkadaşımdı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde beraber okuduk. Sefer 1972 yılında mezun olmuştu.
Sefer Güvenç daha mutlu, daha refah, daha özgür bir Türkiye için hayatı boyunca mücadele etti. Sendikal mücadelede sendikacı ve örgütlenme uzmanı olarak çok emek verdi. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, sendikal faaliyetleri nedeniyle tutuklanıp hapse girdi.
2001 yılından sonra Lozan Mübadilleri Vakfı’nın kurucu genel sekreteri olarak Türkiye’de yaşayan milyonlarca mübadilin sesini duyurmaya çalıştı. Mübadelenin ve mübadillerin Türkiye’de ve dünyada tanınması, örgütlenmesi, mübadele kültürünün yaşatılması için çok emek verdi.
Vakıf çatısı altında Türk-Yunan nüfus mübadelesi tarihi, belleği, kültürü ve edebiyatı konusunda konferanslar, toplantılar, açık oturumlar düzenledi, konuşmalar, sunumlar yaptı.
Almanya’da, Yunanistan’da ve Türkiye’de Sefer Güvenç ile birçok konferansa, toplantıya katıldık.
9 Eylül 2023 tarihinde, Hamburg’da, Hasan Burgucuoğlu tarafından düzenlenen Mübadele Konferansında Sefer Güvenç ile birlikte sunum yapmıştık.

Sefer Güvenç önce benim üniversite arkadaşımdı. Emanet Çeyiz romanımın yayımlanmasından sonra arkadaşlığımız, dostluğumuz daha da gelişti. Ben Lozan Mübadilleri Vakfı’nın kurucu fahri üyeleri arasında yer aldım. Vakfın çalışmalarına katıldım, destek oldum.
2001 yılında Sefer Güvenç ilk kez Yunanistan’a, ata topraklarına Mübadillerin katıldığı gezi düzenlemişti. Bir otobüs dolusu Mübadil ilk var oldukları toprakları, köylerini, evlerini görmeye gelmişlerdi. Selanik’te buluşmuştuk. Mübadillerin gözyaşlarına şahit olmuştum. Lozan Mübadilleri Vakfı’nın Kurucu Başkanı rahmetli İbrahim İşler’in Selanik’te Beyaz Kule’nin önünde otobüsten inerken, Selanik toprağına ayak basarken gözlerinden akan yaşları hiç unutmadım.
Sefer Güvenç Lozan Mübadilleri Vakfı çatısı altında Türkiye ile Yunanistan arasından dostluk ve kardeşliğin gelişmesi, mübadelenin Ege’nin iki yakasını birleştiren kalıcı bir barışın temeli olması için çok emek verdi.
Sefer Güvenç 2023’te Mübadelinin 100. Yılında Lozan Mübadilleri Vakfı 100. Yıl Ödüllerinin düzenlenmesinde ve verilmesinde gönülden çalıştı.
Sefer Güvenç’in önerisi, Seçici Kurulun onayı ile bana Emanet Çeyiz’in yazarı olarak Lozan Mübadilleri Vakfı 100. Yıl Roman Ödülü verilmişti.
Bana bu büyük ve değerli ödülün verilmesini önermiş olan Sefer Güvenç’i saygı, sevgi ve şükranla anıyorum.
Sefer Güvenç Türkiye’deki milyonlarca mübadil evladının vicdanı, yüreği ve beyni haline gelmişti.
Sefer Güvenç mübadele, mübadiller ve Lozan Mübadilleri Vakfı ile özdeşleşmişti.
Sefer Güvenç Türkiye’nin vicdanı haline gelmişti.
Sefer Güvenç Anadolu’nun çalışkan, dürüst, cesur, vicdanlı evlatlarından biri idi.
Sefer Güvenç’i sonsuzluğa uğurlarken onun çeşitli konferanslarda yaptığı konuşmalarda söylediklerini söz sözleri olarak yayımlıyorum:
“Biz mübadiller, bir bavula sığdırılmış hayatların çocuklarıyız.
Geriye kalanlar ise isimleri değiştirilen köyler, susturulan diller ve yarım bırakılmış mezarlardır.”
“Mübadele yalnızca tarih kitaplarının konusu değildir.
Mübadele, hâlâ çözülememiş bir adalet ve bellek meselesidir.”
“Bu hikâyede yalnızca gidenler yoktur;
kalanlar da yarımdır.
Aynı denizin iki yakasında, aynı eksiklikle yaşanmıştır.”
“Dedemin köyüne gittiğimde, ev yoktu ama yerini biliyordum.
İnsan bazen görmeden de hatırlayabilir.”
“Üçüncü kuşak için mübadele bir masal gibi anlatılıyor.
Oysa bu masalın içinde devlet, şiddet ve zor vardır.
Bizim görevimiz, hikâyeyi süslemek değil, doğru anlatmaktır.”
Sevgili, değerli, cesur, çalışkan, vefalı kardeşim, dostum, dava arkadaşım SEFER GÜVENÇ,
Seni sevgi, saygı ve şükranla anıyorum.
Ruhun şad, devrin daim, mekanın gönüllerimiz olsun!
Elveda!
Bochum, 2 Şubat 2026, Kemal Yalçın
